emlak ve gayrimenkul sektörü gün geçtikçe ciddi bir büyümeyi yanında getirerek katlanarak büyümeye devam etmektedir. Bundan 5 sene önceyi söyle bir hatırlayabilirsek koskoca ülkede bir kaç adı sanı duyulmuş firma ve sayılı projeden ibaretti. Günümüze gelirsek eğer her reklam arasında yeni bir kaç firma ve her gün bir birinden güzel projeler. Bu gün satışa sunulan projeleri incelediğimizde hayat gücünün en üst seviyesi olarak düşünmeye başlarken başka bir proje çıkıyor ve hayretle incelediğimiz projeyi bile unutturuyor. Sektörde yarışan firmaların sürekli bir yarış içerisinde olması tabiî ki çok güzel bir olay ama kalite ve yaşam alan alanlarının incelenmesine yapı denetine gelince durum işte orda ciddi sıkıntı var. M2 maliyeti neredeyse 1.200 TL civarı olan ülkemizde 200 m2 lik bir dairenin 175 bine satılabilmesi de sektörde faaliyet gösteren bir çok firmanın ve uzmanın çözemediği ciddi bir fark olarak sırrını saklamaya devam ediyor.
2012 yılındaki konuk projelerindeki patlama ve bu egyo’nın bu işteki aslan payını alma telaşı hem son kullanıcı hem de yatırımcı açısından ciddi bir risk oluşturmaya başlıyor. Gelişen piyasalarda birinci şahısların borç yükünün artması yanında lüks tüketim mallarının satısında bitmek bilmeyen istekler bireylerin ciddi borç yükü altına girmesine sebep olsa bile %1 peşinat şeklindeki cazip kampanyalar satışların patlamasına sebep oluyor. Projeyi temelden alıp ta ödeme sorunu yaşayan % 65 ev sahibi incelendiğinde reklamdan etkilenerek ciddi bir hesaplama yapmadan alım yapıldığı ve giderek artan borç yükü altında ezilerek daha mutsuz oldukları gözükmüştür. Daha önce araç alımlarındaki patlamada da aynı şeylerin yaşandığı ülkemizde kimsenin dillendirmediği gizli bir kriz halen yaşanmaktadır ve her sektörde olduğu gibi inşaat ve yapı sektöründe de bu kriz hissedilmektedir.Yapı ve inşaat sektöründe uzun vadeli alımlar işletme ve proje sahiplerine her ne kadar soluk aldırıyormuş gibi gözükse de olayın boyutunun bu şekilde olmadığı ve son dönemlerde tv reklamları ile yapılan tanıtımların bile satışları artırmadığı görülmektedir.
Her kesin gönlünde yatan kendi ev sahibi olma hayali ile birleşen tv reklamları, cazip kampanyalar daha refah bir yaşam standartlarına ulaşma isteği bitmek bilmeyen arzularımız ve neticede mutsuz ve yılların birikimlerinin ortadan kaybolması insanların ruhsal ve zihinsel problemlere maruz kalmasını ve daha kötüsü yuvalarının dağılmasına kadar sonuçlara ulaşmaktadır. Size son söz olarak projeyi iyi analiz etmenizi, bütçenizde taksitleri karşıladıktan sonra acil ihtiyaçlarınız için % 10 luk bir ek gelirin kalması ve zor günler için kösede bir miktar paranızın olmasıdır. Eğer bu dediklerimizi göz ardı etmeden ciddi bir analiz ve hesap kitapla işe başlarsanız inanın evinizi teslim almanın ciddi mutluluğunu yaşayacaksınız